ANASAYFA
ASAGİDEMİRCİ.NET
HABERLER
KÖY TARİHÇE
FOTOĞRAFLAR
SÜLALELER
THAMADELER
KÖY KROKİSİ
AYLIK HAVA DURUMU (Şubat)
ASKIDA KİTAP
VİDEO GALERİSİ
KÖY MEZARLIK ZİYARETİ VİDEO
KÖY DERGİSİ TEMEÇ
RESİM YARIŞMASI
ŞİİR YARIŞMASI
Temiz Bir Aşağıdemirci için ATIK YAĞLARI TOPLUYORUZ
BİGA BASINININ EN İYİLERİ 2011
BİGA BASINININ EN İYİLERİ 2012 ve BİGA ANKETİ
2013 YILININ AŞAĞIDEMİRCİLİSİ ÖDÜLÜ
2014 YILININ AŞAĞIDEMİRCİLİSİ ÖDÜLÜ
2015 YILININ AŞAĞIDEMİRCİLİSİ ÖDÜLÜ
HER FOTOĞRAFIN BİR HİKAYESİ VAR
DÜN ve BUGÜN
Yusuf GÜLSEVEN HABER YORUM
İLETİŞİM
Osman KİBAR, PANAYIRLAR Ah panayırlar, benim panayırlarım
Konuk Yazar


Panayırlar

Âh panayırlar, benim panayırlarım...*

 

Biga panayırı her yıl sekiz Haziranda kurulur ve üç gün sürer. Panayır yeri köprüaltından başlar, Çınarlık’tan öte Bağlıklar’a kadar uzanır. Köprünün öbür yanı ise hayvan panayırıdır. Setüstü, çantasıyla sergi açmış incik boncukçu doludur. Panayır yeri ise silme ak çadır kaplıdır. Oluşturulan geçici sokaklarda gergi ipleriyle mücadele ederek yol alınabilir. Panayırcılar ise bir başka âlemdir; çoluk çocuk gezgin ve çadırda yaşayan insanlardır. Panayır, oyuncak ve gürültü demektir. Cızırtılı haporlörler genç kız ve delikanlıları uçan sandalyelere binmeye çağırır. Bezli, don-anterili Mâcır kızları, alınları altın dizili Pomak kızları, fereceli kadınlar, oyuncak için ağlayan soyuk burunlu çapar çocuklar... Her panayır sekiz on köylü kızı kocaya kaçar, düğünleri harman sonu yapılır.

Köy çocukları Biga’ya gitmek için panayırı beklerdi, başka zaman asla şehre götürülmezdi. Herhalde pek araba yoktu; işin aslı millette para yoktu! Çatırığa çıkılacak, asfaltta saatlerce araba beklenecek, Mestan’ın sarı boyalı tomofili ya da Zakkir’in muâvinlik ettiği Karantı Postası’na binilecek, bakına bakına şehre varılacak...

Araba uzaktan belirince çocuklarda bir kaynaşma, heyecan...

On beş yirmi çocuk sıkış tepiş arabaya doluşurdu. Zakkir Aga’nın bir “devvam et Selâttiinn” deyişi vardı, buna bayılırdık (Selahattin, herhalde arabanın sürücüsüydü). Zakkir Aga yarı yolda “ewet beyler...” der demez, çocuk başına birer sarı yimbeşlek uzatılırdı.

Hayat yavaş, teknoloji harikaları(!) ise çok hızlıydı. Camdan yol kıyısındaki ağaçlara bakınca, başımız dönerdi. Şoförler (Biz şüfer derdik) bizim için yarı kutsal kimselerdi. Giyimleri herkes gibi olmazdı ve üzerlerine sinmiş benzin, mazot karışımı mest edici bir kokuyla dolaşırlardı. Memleket görmüş insanlardı. Sessizce sokulup konuşmalarını dinlerdik. Anlamazdık ama bilmediğimiz dilden bir şeyler dinlemek hoşumuza giderdi. Hele levye bijon kontak fites bagaj ehliyet tırafik far korna êliyet ruhsat eksoz debriyaj, şüfer mâlli... deyişleri yok muydu, ağzımız açık dalar giderdik. Ve hele benzin kokusu, eksoz (egzost) dumanı... Bunlar hep kapkara olurdu ve bizi masallardan daha çok çekerdi. Motor hırlaması, nani-rirri diye kulakların pasını silen düdük sesleri...

Panayır için şehre erkenden varmış olurduk. İlle de ikinci gün gidilirdi, o gün panayırın koyusuydu. Dondurma, pamuk helva yenir, limonata içilir, uçan sandalyelere binilir, düdük ve çakı alınırdı. Çocuklar uçan sandalyelerin küçüğüne ve ağır dönenine binebilirdi. Çocuklar için bu karmaşık dev oyuncağın adı dönecek’ti. Babasına beni de pindirin diye tutturan çocuğa, hemen o dakika ikna edici bir hikâye anlatılırdı: Meyer vaktiyle bi kızanı bubası büyük döneceklere pindirmiş. Dönecek dönerken zinciri bi kopmuş, kızan tâ çaya uçmuş! Ürken çocuk ısrarından vazgeçerdi.

Ama ille de çakı...

Uzun zinciri kemer köprüsüne geçirilmiş ve kendisi pantolun sağ cebine yerleşmiş olmalıdır. Çakının boyu ve zincirinin uzunluğu gibi önemli ayrıntılar, çakı kırılıp kaybolana kadar çocuk sohbetlerinin vazgeçilmezidir (Kızların panayırı da buna benzerdi. Herhalde onlara da limonata içirilir ve naylon böbek falan alınırdı). Öğlene varmadan köye dönmüş olurduk.

Bir de “dönüş panayırı vardı, onun gelmesi için Eylül ayı beklenirdi. Eylül ayı, ayrıca köy panayırları zamanıydı. Sırasıyla Balıklıçeşme, Karantı (Gündoğdu), İpkaiye (Bakacak) ve Dimitoka’da (Gümüşçay) üçer gün süreyle panayır kurulurdu.

Günümüzde artık dönüş panayırı yok, epeydir yapılmıyor. Onun yerini Ticaret ve Sanayi Fuarı almış bulunuyor. Köy panayırları da kalktı.

Çocukları posta’layan babalar (ki annelerin panayıra gelmesi ayıptı) şehirde akşama kadar kalırdı. Simitle aldatılmış çocukların aksine, kendileri gecikmiş öğlen yemeğini sayısı bol bir köftecide yerdi. Dönüşte yanlarında mutlaka bir adet pazar ekmeği bulunurdu. Bu ekmek ev halkına eşit yudumlar halinde pay edilirdi.

Köylü genç kızlar panayıra yanında agası, varsa nişanlısıyla giderdi. Panayır alışverişi yapmak, üst baş düzmek kızlar için çok önemliydi. Ablalar uçan sandalyelerde dönerken bıçkın delikanlılar da onlara sanki masum bir suç işlermiş gibi bakar, laf atar, sebepsiz ve hafif gülüş eşliğinde dişi fısıldaşmayla karşılık görürlerdi. Çerkez kızları diğer yaşdaşlarını kıskandıracak ölçüde serbest ve üç gün üstüste panayırı kendilerine yol ederdi. Biga merkezde oturan aileler ise akşamüzeri ve geceleyin çoluk çocuk panayıra inerdi.

Son yıllarda sabah gidilip geceyarısı dönülen panayırlar görülmeye başlanmıştır. Ve çalıntı çocuk mutlulukları yozlaşmıştır! Uçan sandalyelerde lâubâli hareketler çoğalmıştır. Parklarda veya geçici çay bahçelerinde öbek öbek köylü kızlarına rastlanmaktadır. Bu arada ortaya çıkan kimi samimi yakınlaşmalar da -sanki- yadırganmaz gibi olmuştur.

Yine son yıllarda cümbür-cemaat, mâaile panayırda gezilmektedir. Iyi de olmaktadır. Aslında panayır olgusu son nefesini yaşamaktadır. Dünya değişti, TC de -mecburen- değişiyor. Yılda bir kerecik ve sadece panayırda ulaşılabilen şeyler, artık her yerde ve her ân market raflarındalar, ayrıca her mahellede bir çocuk bahçesi bulunuyor.

Artık panayırda gömleğinin enli yakalarını adamlık ceketinin üzerine çıkarmış mahçup delikanlılar azalmaya başladı; hatta hiç kalmadı. Daha çok altta kot, üstte tişört, boynunda ucuz panayır kolyesiyle tur atan müsvette tipler türedi. Eski laf atmalar da değişti ve kızlarımız, yeniyetme delikanlılara dönüp dizifilim ağzıyla karşılık bile yetiştiriyor; doğrusu çok da ayıp ediyorlar. Ayrıca uçan sandalye yerine gondol, balerin adı taşıyan tuhaf binitlere itibar edilebiliyor!

Eski köy çocukları olarak biz, müziği panayırda ve metaldan yapılma bir gürültü şeklinde tanıdık. Her gidişimizde, panayır ufkunu düğünlerdeki türkülere benzemeyen garip seslere bürünmüş bulurduk: Şükran Ay, Selma İstanbullu, Mine Koşan, Esengül; Nuri Sesigüzel, Selahattin Cesur, Adnan Varveren ve yeni yeni Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur...

Panayır bazen kötülüğe de çağırırdı: Yeniyetme cahil delikanlılar bi kıçıpamıklı cigara için tozlu yer tezgahına on halka atar, filitresiz bafra’ya razı olunurdu. Aylardır biriktirilen harçlık böylesi hayırsız bir heyecana feda edilirdi. Borçla yol parası ayarlanır, baştan geçenler köyde uzun uzun anlatılırdı. Bazen nefsine mağlup birkaç toy delikanlının, anadanüryan düşmüş karıların vücut sergilediği çadır teyatorasının oralarda dolaştığı da rivayet edilirdi. Yani eskiden Biga panayırında güpegündüz para karşılığı kadın eti teşhir edilir, bu iş için devasa çadırlar kurulurdu.

Bey ve hanımablaları ısrarla uçan sandalyelere davet eden çığırtkanların sesi ise asla kesilmezdi. Biz çocuklar için panayırdaki en çekici şey hep bu dönecekler olmuştur. Başdöndürücü hız ve incecik zincirlerin kopuvereceği korkusuyla altlarından hızlıca geçerdik. Panayırda çocukları bekleyen ikinci tehlike kaybolma ihtimaliydi. Biz de kaybolmamak için bubamızın eline sımsıkı tutunurduk. Yakıcı Biga sıcağında terli yüzümüze tozlar yapışır ve biz yılda bir kerecik -sözde- eğlenmiş olurduk.

 

Osman KİBAR

 



* Panayır, dilimize Yunancadan geçmiştir. Rumlar Hz. Meryem’e Prigris adını vermiştir. Alışveriş de yapılan geniş katılımlı anma törenleri gitgide panayır geleneğine dönüşmüştür. Prigris ise Türkçede ilk olarak büyük pazar karşılığı kullanılmıştır.

Yazara Ait Diğer Makaleler
Sanatevi ve Biga Ekolojik Film Festivali Hakkında (2016-12-26)
Osman KİBAR; Ve SİNEMA (2014-04-22)
Yazar Mahmut ŞENOL, Köy Çeşmesinde Sıcak Su (2013-09-05)
Osman KİBAR, PANAYIRLAR Ah panayırlar, benim panayırlarım (2013-04-15)
Yazar Mahmut ŞENOL, İKİ KÖYÜN HİKAYESİ, Osmaniye Aşağıdemirci (2013-02-20)
İDRİS KARAMAN, Biga Sebze Meyve ve Gıda Pazarcılar Esnf. Koruma ve Güçld. Projesi-I (2012-12-10)
İDRİS KARAMAN, Biga Sebze Meyve ve Gıda Pazarcılar Esnf. Koruma ve Güçld. Projesi-II (2012-12-10)
Zafer DÜNDAR, DAMASCUS Kafkas Kılıcı nın Hammaddesi Bulundu (2012-09-11)
Biga Kaymakamı Sn.Fatih Genel, KAFKAS KILICI (2012-07-03)
Ayhan ÖZDEN, Adige Khase Çerkes Derneği Açıklama (2012-06-05)
Nihat Küçükkoyuncu, Biga Adige Gençliği Bayram Etkinlikleri (2011-11-17)
Adnan Huade ile Perit Dergisi Söyleşisi (2011-10-12)
Durukan DUDU, Çerkes’in tahta’sı, kaşen’in bakması (2011-09-20)
Biga Kaymakamı Sn.Fatih GENEL, Recep Yazıcıoğlu (2011-08-12)
Osman Kibar, VAFTİZ ADI: TC (2011-07-01)
Biga Kaymakamı Sn.Fatih GENEL, Baba Nasihati (2011-06-13)
Muzaffer TANRIKULU Seçime Doğru (2011-05-28)
Biga Kaymakamı Sn. Fatih GENEL, Üreten ve Gelişen Biga (2011-05-20)
Şeyda BÜYÜKGÜNGÖR Seyid Onbaşıya Mektup (2011-05-02)


Bookmark and Share



FancyBox 1.3.4 | Demonstration
Günün Fotoğrafı


Duyurular
Adige Xase Çerkes Derneği Bayrak Günü Dostluk Yemeği - 23.04.2016
Ahmet SALTAŞ Sünnet Merasimi – 14.05.2016
Uluslararası Adige Filolojisi Sempozyumu 13-15.05.2016
Çetin Berna SEZEN çifti NİKAH – 16.04.2016
Çetin-Berna ÇETİN çifti DÜĞÜN – 14.05.2016
ANBAROBA KÖY HAYRI - 15.05.2016
YENİMAHALLE KÖYÜ HAYRI – 22.05.2016
Kerem-Neslihan ARSLAN Çifti DÜĞÜN – 07.07.2016

Nurettin AKÇAL
SOY AĞACI

TEMEÇ
Biga Şehidini Unuttu: Jan. Er. MEHMET ÖZER

Konuk Yazar
Sanatevi ve Biga Ekolojik Film Festivali Hakkında

İlhan ELMAS
DONKİŞOT

Osman KİBAR
OSMAN KİBAR dan Şehit Uzm.Çvş. ULAŞ AÇIKGÖZ DESTANI

Seren ÖZDEN
SETENAY

Dr.Muhammet AKKAYA
ÖKSEOTU ve MÜCADELESİ

Yusuf GÜLSEVEN
UMUMİ İSTEKLERİM “İZ”

Çerkes Ethem in Ele Geçen Hatıraları
Ve Nihayet Yunan hatlarında önce bozgun merkezde başladı ve diğer taraflarada sirayet etti

Cahide Ulaş AYTAR
ÖĞRETMENİM

İlknur KILIÇ
KUTSAL TOPRAKLAR

Harun ŞİREN
Biga Kafkas Derneği Binası ve Destekleyenler – III

Erkan KILINÇ
Ortadoğu da yeni haritalar-Suriye

Osman KÜÇÜKIŞIK
YAZA DAMGASINI VURAN TIRTILAR

Numan ÜNER
Biga'da Birlik Beraberlik ve Türevleri



© Aşağıdemirci Köyü - Alaattin Akçal Özel Web Sitesi
Adres:
Telefon: / Fax: